|
İSTANBULLU
CİNLER
İslam
dünyasında insanlardan ve meleklerden ayrı olarak üçüncü varlık türü kabul
edilen cinlerin mahiyeti ve nitelileri hakkında Kurân-ı Kerirn'de açık bir
ifade bulunmuyor. Buna rağmen cinlerin nitelikleri, nerede-nasıl yaşadıkları ve
neler yedikleri konusunda çeşitli spekülasyonlar
yapılıyor. Çukurova üniversitesi Öğretim üyesi İlahiyat Doçenti Ali Osman Ateş,
"Kuran ve Hadislerde cinler ve Büyü" isimli çalışmasında,
"Bazı rivayetlerden anlaşıldığına göre, cinler de insanlar gibi yeryüzünün
çeşitli
bölgelerinde mesken tutmuş olarak yaşamaktadır, (insanların
yaşadıkları çeşidi bölgelere göre Amerikalı. Afrikalı. Avrupalı, Konyalı,
Ladikli.
izmirli, istanbullu, Ankaralı diye tanındıkları gibi, cinler de bazı şehir veya
bölge isimleriyle anılmışlardır. Buhari'nin naklettiği bir hadise göre Nusaybin
cinleri Hz. Peygamber'e heyet göndermişlerdir. (mam Malik ise Ömer El Hattab'ın
Irak'a gitmek istediğini, fakat Kabü'lAhbar'ın
ona, "Ey müminlerin emin Irak'a gitme, çünkü sinirin onda dokuzu, cinlerin
fasıkları
ve devasız hastalıklar oradadır" dediğini kaydetmiştir.Ka'bu'l-Ahbar'ın
bu sözünü değerlendiren İmam Malik. Onun Ehl-i Kitap alimlerinden olduğunu
belirterek. "Sonradan Müslüman olan Kabül-Ahbar'ın ırak hakkındaki sözü islami
bir temele dayanmıyor. Çünkü başta Hz. Ali. Abdullah lbn-i Mes'ud gibi
sahabenin ileri gelenlerinden
çoğu Basra, Küfe. Bağdat gibi Irak şehirlerinde yetişmişlerdir' diyor.Bu
ifadelerden hareketle İstanbul'un cinleri, özellikle sosyetik cinleri ile kim
tanışmak istemez!
|
|
Sonraki Bölüm>> |
|
|