|
PEYGAMBERİMİZDEN KUR'ÂN-I KERİM
DİNLEDİLER
Aynı
konuda ünlü hadis alimlerinden Ibni Abbas (r.a.) ise şöyle anlatıyor:
"Şeytanlar
önceleri semâvattan mahçup dönmezlerdi, semavata girer,
gayb haberlerini meleklerden işitir, kahinlere bildirirlerdi, hz. Isa dünyaya
teşrif
edince, üç semaya girmekten men edildiler. Hz. Muhammed doğunca da bütün
semâvattan men olundular. Ondan sonra, şeytanlardan
hangisi semaya girmeye kalkışırsa üzerine şihâp (Alev) atılmaya başlanmıştır."
sihir
ve kehanet eski olduğu gibi, gökyüzünde şühûb-i sakıbin (yakıcı alevini ok gibi
parıldayıp süzülmesi de eskidir.
Yakıcı
alev ile. şeytanların kovulmuş olmaları da eski bir haberdir. Ancak,
İslam'ın
zuhuru ile Kur'ân-ı Kerimin inmeye başladığı senelerde Arap müşriklerini,
bilhassa Benû Sakıf kabilesinin gözlerim korkutmuştur. Kur'ân-ı Kerimi işitip
iman eden cinin, kavimlerini nasıl inzâr ve Dini Hakka
davet ettiklerine dairdir ki. şöyle başlar: "Habibim, ümmetine şöyle
Bana
vahyolundu ki, Cinden bir takım kimseler benim okuduğum kelamı, yani Kur'ân-ı
Kerimi benden dinlediler Biz acaip bir Kuran okunduğunu
işittik ki; rüşt ve hidayet yolunu gösterir. Biz de ona iman ettik ve Rabbimize
hiçbir kimseyi ortak koşmayacağız dediler." (72/1-7)
İbni Mesud'dan rivayet olunduğuna göre Alkame Sahabilerden birine. 'Cin gecesi
içinizden kim Nebiyyi Ekrem (s.a.v.) ile birlikte bulundu?" diye sormuş. O da
"Hayır, hiçbirimiz berber değildik. Şu kadar var ki, Mekkede
iken bir gece kayboldu. Acaba apansızın bir baskına mı uğradı? Ne oldu diye
sabah oluncaya kadar merak içinde kaldık, sabah olunca Hira Dağı tarafından
teşrif ettiğim gördü Edilen telaşı, nihayetsiz tasayı kendisine
arzedince Oda "Cin taifesinin davetçisi geldi. Ben de yanlarına varıp onlara
Kuran
okudum" buyurdu. ve bizi de yanına alarak onların izleri ile yaktıkları
ateşin
izini gösterdi
|
|
Sonraki Bölüm>> |
|
|