|
BEDlUZZAMAN
SAİD-l NURSI HAZRETLERİ CİNLER HAKKINDA NE DİYOR?
Son
asrın yetiştirdiği fedakar ve cefakar alimlerden Bediüzzaman Said-i Nursi
Hazretleri
de risalelerinde cinlerden bahsetmektedir. Said Nursi, Sözlerde,
"işte beşerin, sanat ve fennin imtizacından süzülen, maddi ve manevi fevkalâde
hassasiyetinden tezahür eden ispirtizrna gibi celb i ervah ve cinlerle
muharebeyi, şu âyet, en nihayet hududunu çiziyor ve en faideli suretlerim tayın
ediyor ve ona yolu dahi açıyor. fakat şimdiki gibi;
bazan kendine emvat namını veren cinlere ve şeytanlara ve ervah-ı hadiseye
müsahhar ve maskara olup oyuncak olmak değil, belki tılsımat-ı
Kurânıye ile onları teshir etmektir, şerlerinden kurtulmaktır
demektedir.
(Sözler 258)
Yine
Mektubat'ta, cinler taifesinin Hz. Muhammed. (s.a.v.)'in peygamberliğini
tasdik
ettiklerini belirterek. "Hayvanat taifesi, ölüler taifesi, cinler
taifesı. melaikeler taifesi, o Zat ı Mübarek'ı tanıyorlar ve nübüvvetini tasdik
ediyorlar ki. onlar, onu tanıyanların. herbir taifesi, bazı mu'cizatını
göstermekle gösteriyorlar ve nübüvvetinin tasdikini ilân ediyorlar" (Mektubat
152)
şeklinde konuşuyor. Mektubatın 154. sayfasında cenazelerin. cinlerin,
melaıkelerin. Resulü Ekrem Aleyhissalatü Vesselamı tanıdıklarından
bahsederek, "Bunun da çok hadiseleri var. Numune için, şöhret bulmuş ve mevsuk
imamların haber vermiş olduğu birkaç numuneyi, evvela
cenazelerden göstereceği? Amma cin ve melaike ise, o mütevatirdir. onların
misalleri bir değil bindir. İşte ölülerin konuşmasının misallerinden
diyerek
konu ile ilgili misallere geçiyor.
Yine
Mektubatın 158. sayfasında velilerin cinlerle görüştüklerini kaydeden
Said i
Nursi hazretleri, "Resul i Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın nuruyla, terbiyesiyle
ve onun arkasında gitmeliyle, binler Şah-ı Geylanî gibi aktablar. asfiyalar,
melaikeler ve cinler ile görüşmüşler ve konuşu yortar ve bu hâdise, yüz tevatür
derecesinde ve çok kesrettedir. Evet ümmet i
Muhammed'in (s.a.v.) melaike ve Cin ve tekellümleri ise, Resul-i Ekrem
Aleyhissalatü
vesselamın terbiye ve irşad-ı İ'cazkaranesinin bir eseridir"
demekledir.
Mektubat'ın
178. sayfalarında Peygamberimizin doğumuyla meydana gelen bazı enteresan
olaylardan söz eden Said Nursi hazretleri. "Resul-i Ekrem Aleyhissalatü
Vesselam dünyaya geldikten sonra, bahusus veladet
gecesinde, yıldızların düşmesinin çogalmasıdır ki; şu hâdise Onbeşinci
Sözde
kat'iyyen bürhanlarıyla isbat ettiğimiz üzere; şu yıldızların sukutu
şeyatin
ve cinlerin gaybi" haberlerden kesilmesine alâmet ve işarettir.
İşte rnadem Resul-i Ekrem Aleyhissalatü vesselam vahiy ile dünyaya çıkti;
elbette yarım yamalak ve yalanlar ile karışık, kâhinlerin ve gaıbden haber
verenlerin ve cinlerin ihbaratına sed çekmek lâzımdır ki. vahye bir şüphe iras
etmesinler ve vahye benzemesin. Evet bi'setten evvel kâhinlik
çoktu, Kur'ân nazil olduktan sonra onlara hatime çekti. Hattâ çok kâhinler
imana
geldiler, çünki daha cinler taifesinden olan muhbirlerini bulamadılar.
Demek
Kur'ân hatime çekmişti. İşte eski zaman kâhinleri gibi. şimdi de medyumlar
suretinde yine bir nevi kahinlik Avrupa'da ispirtizmacıların
içlerinde baş göstermiş. Her ne ise" şeklinde konuşuyor. Bediüzzaman
Said
Nursi cinlere de peygamber gelmesiyle ilgili olarak Şualar 337de şu sözleri
söylüyor "Hakikaten senin bu sualinin çok ehemmiyeti var.
Fakat Risale-ı Nur'un en ehemmiyetli vazifesi beşeri dalaletten ve küfr-ü
mutfaktan kurtarmak olmasından, bu çeşit meselelere sıra gelmiyor,
onlardan bahis açmıyor, selef-i sâlihin dahi çok bahsetmemişler Çünkü öyle
gaybı ve görünmeyen işlerde sü'-i istimal düşer. Hem şarlatanlar,
hodfüruşluklarına bir vesile yapabilirler.
Nasılki
şimdi ispirtizmacılar "Cinler ile muhabere* namıyla şarlatanlık yapıyorlar;
dinin zararına âlet ederler diye çokça medarı bahs edilmez, nem Hâtemül
Enbiya'dan sonra, cinlere de peygamber gelmemiş' Görüldüğü
gibi son asrın alimleri de cinlerle ilgili bilgi verirken, Allah'ın yarattığı
ve
mükellef kıldığı varlıklar olan cinler taifesinin, insanlarla içiçeliğini dile
getiriyorlar.
|
|
Sonraki Bölüm>> |
|
|